Ara

Son Eklenenler


01/08/2020

VAKFIMIZ DOSTLARI ONLİNE… Devamı

20/07/2020

VAKFIMIZIN 2019 YILI… Devamı

20/07/2020

VAKFIMIZIN 2020-2023 STRATEJİK… Devamı

19/07/2020

Vakfımız Genel Kurul… Devamı

10/07/2020

Vakfımız Gençleri TRT’de Devamı

ANADOLU AY YAYINLARI MEDENİYET SERİSİ YAZARLARI TOPLANTISI YAPILDI

08/02/2020

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı tarafından 08.02.2020 Cumartesi günü düzenlenen Anadolu Ay Yayınları Medeniyet Serisi Yazarları Toplantısı Kızılcahamam Çam Termal Otel’de yapıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Vakıf Genel Müdürü Ali AY, katılımcılara “hoş geldiniz” dedi. Toplantının bu güne kadar çalışmalarımıza, ülkemiz için önemli bir değer katan Medeniyet Serisi eserlerle birlikte bundan sonra yayınlanacak eserlerin ve yazarların tespiti ile hedef belirleme amacıyla bir araya geldik. Bu toplantıda siz değerli katılımcıların görüş ve önerilerini almak için müzakere yapılacaktır. Görüş ve düşünceleriniz bizim önem arz etmektedir. Katılımlarınız için ayrı ayrı hepinize teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum” diyerek toplantı programı hakkında açıklamalarda bulundu ve mikrofonu sunumunu yapmak üzere Yayın Kurulu Başkanı Kerem ALTUN’a takdim etti.

Kerem ALTUN, Anadolu Ay Yayınları tarafından basılan kitapların tanıtımı, pazarlaması, satışı ve yeni basılacak kitapların ve yazarlarının tespiti konusunda bir görsel sunum gerçekleştirildi. Kerem ALTUN sunumunda şunları söyledi: “Hz. Peygamberin “İlim müminin yitik malıdır, nerede bulursa alır” hadisini kendisine düstur edinen Müslümanlar, dünyanın en ücra köşelerinde; dönemlerini aşan buluşlara, fikirlere ve tartışmalara ev sahipliği yapmıştır. Dünya bilim tarihinde kalıcı izler bırakan âlim insanları yetiştirmiştir.

Bilgi üretim kaynağının İslam dünyası olduğu dönem, aynı zamanda Müslümanların dünya siyasetinde en güçlü oldukları dönemdir.  İlim ve bilgi merkezlerinin özellikle RÖNESANS ile beraber batıya doğru kaymasıyla, İslam âlemi ve batı dünyası arasındaki güç skalasının değişime uğraması eş zamanlıdır.

Müslümanlar bilgi ve ilmin merkezi olmaktan uzaklaştıkça siyasal ağırlıklarını da kaybetmişlerdir. Son iki asırdır, özgüveni törpülenmeye, benliği unutturulmaya çalışılan, hikmet ve ilim pınarları kurutulan bir milleti, yeniden tam bir özgüvene kavuşturmak, yeniden tarih sahnesinde hak ettiği yere taşımak, takdir edersiniz ki kolay değildir. Günümüzde küreselleşmenin yoğun etkisi, bilgi ve iletişim teknolojilerindeki yenilikler sayesinde bilgiye ulaşmak çok kolaylaşmıştır. Bilginin önündeki sınırlar yok olmuştur. Bu bir kazanımdır. Ancak; beraberinde sorunlar ve sıkıntılar da getirmiştir, dedi.

Her imkân aynı zamanda bir imtihandır.

Bu bağlamda, Medeniyet Serisi Yayınları Projesi ile “bizler İslâm’ın insanlığa gönderilmiş en son din olarak yenidünyaya bir şeyler söylemesi gerektiğine inanıyoruz. Bunun ise ancak bir gelenek içinden konuşarak, düşünerek yapılabileceğini düşündüğümüzden İslâmî geleneği keşfetmek, onu bugünün diliyle anlaşılır biçimde öncelikle genç nesillere aktarmak için bir kitap serisi yayımlamaya karar verdik. Geleneği keşfedecek insanlarımızın dönemsel radikal rüzgârlara kapılmadan, geçmişimizin güzel çağlarına yakışır bir gelecek inşa edeceklerine inanıyoruz.

İslâm dünyasının içine girdiği medeniyet krizini aşmanın yolu, Türkiye merkezli yeni bir Düşünce Dünyası inşa etmektir. Bu dünyayı inşa etmek için, insanlarımıza Anadolu’ya bin yıldır rehber olmuş düşünce dünyamızın kurucu metinlerinin yeni ve anlaşılır bir dille yeniden anlatılması gerektiğine inanıyoruz.

Bugün paramparça olmuş İslâm ve gönül coğrafyamızın imdat çığlıklarının yöneldiği ülkemizin, asırlardır mahiyeti unutulmaya yüz tutmuş medeniyetinin yeniden canlanması, ihyası ve icap eden noktalarda inşasına ihtiyaç vardır. İşte bu zaruretle “Medeniyet Tasavvurumuz”un ihyası ve inşası için geleneğin yeniden okunmasının, doğru anlaşılmasının ve bugünün diline taşınmasının önemli olduğu düşüncesini” yayıncılığımızın hedefi olarak belirlendiğini ifade ederek yayınlanan, yayınlanacak kitaplar hakkında bilgi verdi.

Bu sunum ve bilgilendirmelerden sonra Medeniyet Serisi Yazarlar Toplantısı, Oturum Başkanı Cemil ÇİÇEK başkanlığında devam etti.

Kitapların okunmasının öneminden bahseden Cemil ÇİÇEK konuşmasında; “Kitapların okunması lazımdır. Hedef kitle akademik çevre değildir. Bu kitapların basılmasının amacı İslam’ın doğru anlaşılması içindir. Yazdıklarımızın hangi usul, üslup, yolla okutabiliriz üzerinde çalışmalıyız. Bundan sonraki yazılacak eserlerde soru-cevap şeklinde yazılmasının okuyucu açısından faydalı olacağı kanaatindeyim.

Dini doğru anlamamız kadar tarihimizi de doğru bilmemiz ve tarih bilincine sahip olmamız da önemlidir. Bu konuda “100 Soruda Selçuklu” adında Selçuklular hakkında bir kitap yazılması önemlidir. Çünkü Selçukluyu anlamadan Osmanlı anlaşılamaz. Dizilerden de tarih anlaşılmaz, diziler tarihin kendisi değil ancak izleyici öyle anlıyorsa tarih bilincine zarar veriliyor demektir” dedi ve müzakereye geçildi.

Müzakerede ilk sözü Dr. Necmettin TÜRİNAY alarak şöyle dedi. “Anadolu Ay Yayınlarında dini eser konusunda makul, sağduyulu bir din anlayışını görüyoruz ve seziyoruz. Kitap serisi adları uygundur.

Mesela Tasavvuf önemli bir konudur, reddedilmemesi gereken bir kurumdur, eleştirilecek yanlarını da eleştirelim. Objektif olarak ele alalım, karşıtlık veya yanında gibi bir görüntü vermeyelim, taraf olmayalım. FETÖ hadisesinden sonra cemaat yapılanmalarına güven bitmiştir. Bundan sonra bireysel din anlayışı hedeflenmektedir.

FETÖ’ye yönelik yazılanlar, eleştiriler hep siyasidir, hep terör olarak açıklanmaya çalışılıyor, ancak itikadi ve düşünce yönü hakkında ciddi bir çalışma maalesef yoktur, bu konuda çalışma yapmalıdır” dedi.

Mehmet ÇİÇEK konuşmasındaÇocukların okuyacağı her türlü (sesli, görsel, tarih vb.) yayına ihtiyaç var. Bu alan süratle doldurulmalıdır. Kadınlara yönelik yayınlar da yapılmalıdır” dedi.

Prof. Dr. Mustafa AYDIN; Anadolu Ay Yayınlarının yayın temposu iyidir. İslami bilinci oluşturabilmek için üç seviyede üç kademede eserlere ihtiyaç var. Temel konularda kademeli yayına yönelmek lazım. Çocuk, genç ve yetişkinler değer, tutum ve davranış çerçevesinde eserler yayınlanmalıdır. Görsel eserler ön planda günümüzde, bu alanda eserleri yayınlamak lazım, ben felsefe konusunda Eylül sonuna kadar bir eser hazırlayabilirim” dedi.

Prof. Dr. Mustafa KARA; “Günümüz Tasavvuf Hareketleri kitabım var. Dersini de veriyorum ama bu derste / kitapta yaşayan hiçbir kimse yoktur. Neden? Çünkü yaşayan kişiler henüz sözünü bitirmemiştir. Yaşayanlar yol, ray değiştiriyorlar neresini yazacaksın. Mesela, Said Nursi'yi yazdım. Sözünü tamamladığı için, tarikata, tasavvufta dair düşüncelerini yazdım.

Yaşayan bir mutasavvıfı yazsan her değişikliği de yazmak lazım. Gazeteci yazabilir çünkü onlar günlük yazıyor. Ama kitap yazmak böyle değil.

Kültür tarihi eserlerine ihtiyaç var. Kitaplarda görseller yer alsa çok iyi olur. Bir medeniyet tarihi mütehassısı bulup medeniyetlerden bize kalanları öğrenmeli.

Medeniyet kavramında üçayak var: ilim, felsefe, sanat. Medeniyet merkezli ilmi eserler veriyoruz tamam ama felsefe ve sanat ayaklarını mutlaka yazmak lazım” dedi.

Prof. Dr. Cağfer KARADAŞ; “FETÖ hareketi bir batini bir harekettir. Selçukluları yıkan da batıni hareketlerdir. Batı’daki tapınak şövalyeleri de batı versiyonlu bir batıni harekettir. Zahire bağlı olmayan batın batıldır.

Tasavvufa bir sınır çizmek gerekiyor. Tasavvuf, Osmanlılarda medrese sisteminde ders olarak 1900’lü yıllara kadar yoktur.

Selçuklular Döneminde Nizamülmülk’ün kurduğu Nizamiye Medreselerinde Eş’ari anlayışına göre eğitim verilmiştir. Hanefi anlayışında olanlar kadı tayin edilmiştir.

Eserlerde hikâye türü anlatım, karşılıklı konuşma tarzı, diyalog çok önemli çünkü halk hikâye türü anlatımdan daha kolay anlıyor.

Bir de bu eserlerin Türk Cumhuriyetlerinin diline aktarılması hedefimiz vardı bu durum da gündeme alınmalı” dedi.

Doç. Dr. Ahmet AKBABA; Hedef kitlenin genç nesil olması kanaatindeyim. Yeni nesil arasında deist, ateist olanların giderek arttığı gözleniyor. Nesilleri kaybediyoruz. Meseleye bu bu açıdan ve eğitim boyutundan da bakmalıyız ”

Anahabergazete’de çocuklara yönelik bir yayın yok. Çocuklara yönelik bir köşe oluşturabiliriz” dedi.

Prof. Dr. Hilmi DEMİR;  “Tasavvuf konusundaki konuşmalardan Anadolu Ay Yayınları arasında çıkan Tasavvuf Kültürü Kitabının okunmadığı anlaşılıyor. Kitabın beşinci bölümü okunduğunda sorulan sorulara cevaplar vardır” dedi.

Oturum sonunda bir değerlendirme yapan Sayın Cemil ÇİÇEK şunları söyledi;

Vakıf devlet değil, sınırlı imkânlarla sınırlı iş yapıyor. Vakıfların da belli konularda ihtisaslaşması lazımdır.

Bâtıni kavramına zındık dersek daha iyi anlaşılmış olur. FETÖ darbe teşebbüsü bir zındık darbe hareketidir. FETÖ’yü ceza hukuku olarak tek yönlü bakılmamalıdır. FETÖ darbe teşebbüsünün dini, itikadi ve dış boyutu vardır.

Anadolu Ay Yayınları tarafından basılan eserlerin yayınlanmasında bir amaç var. İslam’ı doğru anlamak ve doğru bilgi elde etmek için bu eserler yayınlanıyor” dedi.

Toplantının kapanış konuşmasını yapmak üzere söz alan Yönetim Kurulu Başkanı Hayrullah BAŞER katılımcılara ve emeği geçen herkese teşekkür ederek “Anadolu Ay Yayınları Medeniyet Serisi kitapları projesi bize hazır bir proje olarak geldi. Kitap Yayınları Vakfımızın iftihar etmesi gereken bir çabasıdır. Vakfımızın birinci derecede önemli faaliyet alanı yayıncılık ve gençlik çalışmaları haline geldi.

Yayıncılıkta satış ve pazarlama ikinci önemli konudur. Fuarlara kar amaçlı değil, kitapların satışı ve tanıtımı için katılıyoruz. Kitap basmakla beraber yeni fikirler ve düşünceler üretmek daha önemlidir,” diyerek sözlerini tamamladı.

 

Haber: Mevlüt AYHAN

Whatsapp

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı

© Copyright 2020

İletişim Bilgilerimiz