Ara
01/05/2020

AYİZİ DERGİSİ 7. SAYI

Ayizi Dergisi 7. Sayı'sını PDF olarak okumak için tıklayınız

 

Muştulu Vakitler

Ayizi, bir yaşına erişti. Köklü geçmişinden aldığı güçle, bilim ve kültürün teknesinde millet aşkıyla yoğrulan heyecanlarını İslam Medeniyetinin uyanışını yeniden Türkiye’den başlatma yürüyüşüne adayan güzel ruhlu gençlerin değerli emekleriyle, her defasında yaprakları bir dua gibi açılan yedinci sayısıyla ellerinizde. Ayizi, milletinin inancına ve ideallerine meftun, tarihine ve maneviyatına samimiyetle bağlı Anadolu’daki yiğit dostlarının elinde geleceğin altın harflerle yazılacak kutlu medeniyetine inşallah bir meşale olmak için nice yıllar hizmet vermek azmiyle çıkıyor. Ne mutlu bu hayra el verenlere, ne mutlu bu hayırdan nasip alanlara… Ayizi’nin, bundan iki yıl önce Genç Nokta Dergisi ile başlayan bir hikayesi var. Bu güzel öykünün tanıklarından Yayın Kurulu Üyesi kardeşimiz Ayşe Buluç, “Ayizi Bir Genç Nokta” başlığı ile bu serüveni kaleme aldı.
Muştulu vakitler yaşıyoruz. Bu nasıl bir mühürdü ki, Sultan Ahmet altı koldan her gün beş defa okuya okuya ancak 86 yılda dilini çözebildi Ayasofya’nın. İki sevgilinin buluşması gibi coşkulu bir Cuma vakti ulu mabet müminlere kavuştu. O gün, milletin kalbinden bir kelepçenin söküldüğü, ruhaniyetimiz üzerinde karabasan gibi duran büyük Fatih’in lanetinin kalktığı gündü. Uğrunda, kuşatmalar, meydan kavgaları, mitingler, yürüyüşler, eylemler, cinayetler, tutuklamalar, mahkemeler hiç dinmeyen bir milli dava daha zaferle nihayet buldu. Ayasofya şahsiyetine kavuşurken, yeryüzüne Türk Milletinin bağımsızlık ilanı gibi yükseldi ezanları. Ruh-u Nebî, eminiz ki Ayasofya’nın açılmasından memnun olmuştur. Şükürler olsun ki kuşağımız, Ayasofya’yı alan fetih nesline namzet, açan fetih nesli olma şerefine ermiştir. Bir gönül yaramız sarıldı. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Kelimelerin karşısında küçüldüğü bu hamasi olayı ancak şiirin coşkusuyla dile getirmek mümkündü. İşte Saygıdeğer Abdulkadir Karaman’ın özlü anlatımı yanında günümüz şiirinin en usta kalemlerinden Bestami Yazgan ve Ahmet Efe üstat ağabeylerimiz başta olmak üzere ‘fetih ruhunun şiirleriyle Ayasofya’nın açılışı’ sayfalarımızda yer alıyor.
İlk sayımız, şiirimizin Beyaz Kartalı Bahaettin Ağabey’in vefatı tazeliğini korurken edebiyat temasıyla “Yola Çıkarken” diyerek çıkmıştı. “Ramazan Medeniyeti”, “Bin Yılın İki Yakasından Mesajlar”, “Eğitimin Amacı ‘İyi İnsan’ Olmalıdır”, “Toplumun Mihenk Taşı: Adalet”, “Cahillerden Yüz Çevir, Cehalet” dosyalarından sonra “Muştulu Vakitler: Sanatın Aydınlığında” başlığı ile yeniden sanat ve edebiyat teması ile çıkıyor. Yayın Kurulumuz, edebiyatın çeşitli eserleri üzerine inceleme, makale ve araştırmalar yanında, deneme, öykü ve şiirlerle bezeli bir sayı hazırladı. Bu sayımıza desteklerini esirgemeyen Anadolu Vakfı’nın himayesinde oluşan Anadolu Sanat ve Edebiyat Topluluğu’na ve Başkanı Mustafa Yıldız Bey’e teşekkürü borç biliyoruz. Bu sayımızda 1984 romanı üzerinden edebiyatta distopya geleneğinden, ‘ruhumuzun mahzenlerinde bizden habersiz yaşayan bir alay misafiri’ elinde feneriyle tanıtmaya çalışan münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi olarak geçmiş Cemil Meriç’e; Sabahattin Ali incelemesinden Oduncu Paul Bunyan araştırmasına; Mozaik sanatı ve Zeugma’dan fotoğrafçılık sanatına; Fakir Baykurt’un “Yılanların Öcü” eserinden, Kemal Tahir’in “Esir Şehrin İnsanları” eserine kadar edebiyata ilişkin çeşitli çalışmalara yer vermiş bulunuyoruz. Değerli tiyatro sanatçısı Ahmet Yenilmez üstadımız, Ayizi adına Hakkı Mehmet Yanmaz kardeşimizin sorularını yanıtlama nezaketi gösterdi. Yerli ve milli sanatın güçlü ismiyle sohbeti beğeneceğinizi umarız.
Bayram, dünyevileşerek soğuyan hayatımıza bir bahar cemresi gibi düştü. Yüreklerimiz sevgi halkalarında kenetlendi, helalleşme ışığı takva yüklü gönüllerde parıldamaya başladı. Rabbimiz, dargınlıkları, kırgınlıkları, kavgaları unutmanın nefsimize dağ gibi gelen engebeli yollarını, bir mübarek zaman diliminin tılsımlı balyozuyla kardeşleşmeye giden düzlük kılıyor. Ve koşun diyor adeta, kucaklaşmaya... İşte kucaklaşmaya, iç barışa, birbirimizi hoş görmeye kapı aralayacak bir bakış açısı, edebi üslup önerisi de var sayfalarımızda: “Yetim Kalmış Üslubumuz: Müphemlik”
Şuurunu yitirmemek adına 15 Temmuz felaketini Yusuf Dursun Ağabey’in şiiri yeniden yaşatıyor bizlere. “Bizim Külliye” ile özdeşleşmiş, Elazığ’ın kuvvetli kültür ve sanat sesi Nazım Payam üstadımızın “Çocuklara Şiir Yazmak” çalışması çocuk edebiyatımıza ilişkin dikkat çekici değerlendirmeler içeriyor. Maraş’tan İbrahim Gülsu Ağabeyin konuşma sanatına ilişkin faydalı tavsiyeleri de sayfalarımızda yer alıyor.
Ayizi, sizlerle kol kola yoluna devam ediyor. Sağlık ve muhabbetle kalınız.

 

 

Whatsapp

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı

© Copyright 2020

İletişim Bilgilerimiz