Ara

Son Eklenenler


01/08/2020

VAKFIMIZ DOSTLARI ONLİNE… Devamı

20/07/2020

VAKFIMIZIN 2019 YILI… Devamı

20/07/2020

VAKFIMIZIN 2020-2023 STRATEJİK… Devamı

19/07/2020

Vakfımız Genel Kurul… Devamı

10/07/2020

Vakfımız Gençleri TRT’de Devamı

SURİYE İÇ SAVAŞI EKSENİNDE TÜRK-RUS İLİŞKİLERİ KONFERANSI

22/02/2020

Konuşmacı

:

Tuğrul ÇAMAŞ (Araştırmacı – Yazar)

Tarih

:

22.02.2020

Saat

:

13.30

 

Vakfımız Gençlik Kolları tarafından organize edilen, Araştırmacı Yazar Tuğrul ÇAMAŞ tarafından “Suriye İç Savaşı Ekseninde Türk-Rus İlişkileri” konulu konferans 22.02.2020 Cumartesi günü Vakıf Merkezinde gerçekleştirildi.

Araştırmacı Yazar Tuğrul ÇAMAŞ, Batının, Ortadoğu Projeleriyle tarihte Ortadoğu'yu dizayn çalışmaları yaptığını, Ortadoğu'yu dizayn edebilmek için öncelikli meselesinin Osmanlı’yı ortadan kaldırmak olduğunu, bunun için de; 1710-1915 Arası Çalışmalar, Sykes-Picot Gizli Antlaşması, Sevr ve modern dönemde bu projelerin uzantısı BOP-GOP gibi projeleri yürüttüğünü söyledi.

Araştırmacı Yazar Tuğrul ÇAMAŞ konuşmasında haritalar üzerinden şunları söyledi:

“Bölgeye adını veren Basra şehri, Basra Körfezi ve Şattü’l-Arap yolu ile Akdeniz limanlarına giden yolun üzerinde bulunduğundan Basra’dan başlayıp Bağdat ve Halep yönünde ilerleyen Baharat Yolu’nu kontrol altında tutmak için hep çok önemli olmuştur. Öte yandan Hint Okyanusuna açılan liman özellikleri sebebiyle Basra kıyılarında Osmanlı-Portekiz çekişmesi yaşanmış; Basra, Kuveyt ve Akabe, hem Kızıldeniz hem de Basra Körfezi için stratejik konumlarını uzun dönemler boyunca muhafaza etmişlerdir. Akabe, Kızıldeniz’de Şam-Mekke hattının çıkış noktası olarak değer görmüştür.

William Harbome, İstanbul'a gelmek üzere 1 Temmuz 1578'de yola çıktı. Karayolu ile yani Lehistan üzerinden Osmanlı başkentine geldi. Türkler üzerine yazılan en kapsamlı ve en önemli tarih şüphesiz Richard Knolles'un Türklerin Genel Tarihi (The generallhistorie of the Turkes ...) başlığını taşıyan eseridir. 1603 yılında basılan bu eser, Rönesans dönemi İngiltere’sinde, Türklerin tarihi üzerine yazılan en büyük ve en kapsamlı çalışma olarak kabul edilmiştir” dedi.

  

Devam eden konuşmasında Tuğrul ÇAMAŞ,  İngiliz sömürü stratejisi çerçevesinde, Thomas Edward Lawrence ve Şerif Hüseyin’i İngiliz İstihbarat Servisinin çok etkili kullandığını, Ortadoğu’nun hem etnik yapısı ile doğu ve güneydoğu Anadolu’nun aşiret yapısı üzerinde yaptıkları çalışmalar hakkında haritalar üzerinden bilgiler verdi.

 

Ortadoğu Etnik Yapısı Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun Aşiret Yapısı Haritası

 

Tuğrul ÇAMAŞ ayrıca II. Dünya savaşı sonrası yaşanan akımlardan Sovyetleşme -kızıl küreselleşme veya kızıl emperyalizm- komünizm, soğuk savaş sonrası süreçte ise demokratikleşme, liberal küreselleşme kapitalizm konuları üzerinde durdu.

Tuğrul ÇAMAŞ konuşmasının sonunda “Suriye’de neden savaş var?” konusunda bilgilerini paylaşarak,  “Görünen sebepler demokratikleşme hareketleri ve Arap baharı, asli sebepler BOP, rejim değiştirme, yeni siyasi haritalar olduğunu, Arap Baharı ve Coğrafi Sahasının; Kuzey Afrika ve Ortadoğu, Tunus, Libya, Mısır, Suriye, Türkiye, İran, Pakistan, Afganistan olduğunu” söyledi.

“Suriye Savaşının Tetikleyici Unsuru Batı olmuştur. Türkiye istese de istemese de bu savaş olacaktı. Planlanan şey Halk hareketi ile savaşsız bir şekilde Suriye’de rejimin Batı yanlısı bir liderin elinde toplanmasıydı. Akabinde ise Suriye-Türkiye ve Irak haritasını nihai olarak şekillendirmek isteniyordu. Suriye demografik yapısı sosyo-ekonomik yapısı ne Tunus’a ne de Doğu Avrupa ülkelerine benzemediğinden buradaki hareket Halk hareketi olmaktan çıkarak iç savaş evirildi. Rusya, İran gibi ülkelerin ön savunma hattı kurmak istemesine bağlı olarak sürece rejimin destekçisi olarak dahil olmaları bu savaşın saflarının belirlenmesinde ektili oldu. Mezhepsel farklılıklar rejimin Şii devlet gücüne halkın ise sünni sosyolojisine sahip olması savaşa mezhepsel bir süreç kattı.” dedi.

“Suriye’deki savaşın hedefinin; Kürdistan ve Ermenistan devletlerinin yeniden teşkili, terör koridoru ile Kuzey Irak’ta bağımsız Kürdistan devleti kurmak, bu koridor üzerinden İran’a saldırmak, Türkiye’nin güney doğusunu istikrarsızlaştırmak, Kafkaslara ve Orta Asya’ya giden yolu açmak” olduğuna dikkat çekti.

Tuğrul ÇAMAŞ Suriye’deki Vesayet / Vekâlet Savaşları hakkında da şunları söyledi:

“Radikal İslam adı altında ortaya çıkan Terör Örgütleri sürecin sahada savaşan taraflarıydı. ABD, İsrail ve İngiltere IŞID, PKK/YPG gibi terör örgütlerini kendi adlarınsa savaştırıyorlardı. Rusya ise Esad’ın ordusuna dahil ettiği savaş teknolojisi ve askeri danışmanlarla Suriye Ordusuymuş gibi mücadele ediyordu. Esad'ın savaşacak ne gücü ne de ordusu zaten bulunmamaktaydı. İran bu sürece devrim muhafızları ile Suriye'de asıl kara ordusu kara gücü olarak destek verdi. Geçtiğimiz günlerde ABD tarafından öldürülen Süleyman bu sürecin asli aktörüdür.

Bazen hangi terör örgütünün hangi devlete çalıştığı dahi anlaşılmamaktaydı. Adeta örgüt devşirme süreçleri bile yaşandı. Burada radikal gruplar İslami Örgütlermiş gibi durmalarda hepsi paralı askerlerden ibaretti. El-Bağdadi yeri gelince halife ilan edilerek Müslüman gençler cihada davet ediliyordu. Oysa El-Bağdadi CIA in çalışan elemanı olmaktan öteye gitmedi.” dedi.

Tuğrul ÇAMAŞ, Rusya’nın Suriye’de bulunma nedenini maddeler halinde açıkladı:

 

Akdeniz egemenliği
Ortadoğu gazının ve petrolünün Avrupa’ya çıkışını engellemek
Ön savunma hattı kurmak
İran ile birlikte alan savunması yapmak
Suriye rejimi Rus yanlısıydı
Lazkiye ve Tartus’da ki üsleri korumak
Küresel güç algısı yaratmak
 

 “Türk-Rus İlişkilerinde Tarihsel Süreç” boyutunda değerlendirmeler yaptı. “Türk-Rus İlişkilerini dönemlere ayırmak pek yanlış olmayacağı gibi bu yüzyıllara göre ya da olaylara göre sınıflandırılabilir.

 

1- Çarlık Rusya’sı Dönemi

1.1-1547-1711

2- Rus İmparatorluğu Dönemi

2.1-1721-1917

2.2-1917-1922

3-Sovyetler Birliği Dönemi

3.1-1922-1945

3.2 -1945-1991

4- Sovyet Sonrası Dönem

4.1-1991-2000 Arası Süreçler

4.2-2000- Arap Baharı

4.2.1-Suriye İç Savaşı

 

1710-1711 Prut Savaşı
1735-1739 Savaşı
1768-1772 Kırım’ın elden Çıkması
1792 Yaş
93 Harbi
I. Dünya Harbi
İki Savaş Arası
Soğuk Savaş Dönemi
Sovyet Sonrası
 

Grafikler Rusya’nın güçlenmesi ile Osmanlı’nın eski gücünü kaybetmesi arasındaki ilişkilerin tarihsel seyrini yansıtmaktadır. Rusya-Güç, Rusya-Çatışma ve yayılma sonucunun verirken Rusya’nın zayıflaması sürekli antlaşma (saldırmazlık) zeminine yaklaşmasına sebep olmuştur. Rusya güçlendikçe çatışma yani savaş, zayıfladıkça soğuk savaş niteliğine bürüne ilişkiler gelişmiştir.

 

Bu sınıflandırma yapılırken aktörler arası ilişkinin zeminine göre dönemsel ayrımlara gideceği yani Güç ve Çatışma prensibi üzerine kurgulayacağız. Tarihsel ve siyasi olaylara göre sınıflandırma yapmakta fayda var. Dönemler göre İlişkilerin temel özelliği hep var olsa da farklılaştığı ve hacmin arttığı unutulmamalıdır. Örneğin Sovyet Dönemine kadar Kültürel İlişkilere pek rastlanmaz.”

 

 

Suriye’deki son durum hakkında harita üzerinden bilgi veren Tuğrul ÇAMAŞ, “Türkiye coğrafyasında zayıf olamaz” dedi.

 

 

Tuğrul ÇAMAŞ, Suriye’deki bugünkü durumu harita üzerinden açıklamalar yaparak gösterip konuşmasını tamamladı.

Haber: İsmail YILDIRIM

Whatsapp

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı

© Copyright 2020

İletişim Bilgilerimiz