Ara

Son Eklenenler


20/08/2020

HİCRETİN 1442. YILI… Devamı

19/08/2020

BİDEN’İ TEL’İN EDİYOR,… Devamı

01/08/2020

VAKFIMIZ DOSTLARI ONLİNE… Devamı

20/07/2020

VAKFIMIZIN 2020-2023 STRATEJİK… Devamı

18/07/2020

Vakfımız Genel Kurul… Devamı

Sevgi Dostluk Ve Kardeşlik Platformu Güneydoğu Anadolu Raporu

08/02/2016

SUNUŞ

            Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı, İnfak Vakfı ve Araştırma Kültür Vakfından oluşan Sevgi Dostluk ve Kardeşlik Platformu, ülkemizin bir bölümünde yaşanan çatışma ve bunun sonucu ortaya çıkan sıkıntıları yerinde görmek ve üzerimize düşen sorumlulukları tespit etmek üzere 8-10 Şubat 2016 tarihlerinde bir inceleme gezisi düzenlemiştir.

            Gezi heyeti Diyarbakır, Mardin il merkezleri ile Sur ve Nusaybin ilçelerini ziyaret ederek, illerin valileri, Cumhuriyet başsavcıları ve Sur Kaymakamını makamlarında ziyaret edip detaylı bilgiler almıştır.

            Resmi makamların bilgileri ile yetinmeyen inceleme heyeti, Diyarbakır ve Mardin’de faaliyet gösteren 25 sivil toplum kuruluşu temsilcileri ile de toplantılar düzenleyerek bölgenin nabzını tutmaya çalışmıştır.

            Devlet ve sivil toplum yöneticileri ile yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen bilgiler ve oluşan kanaatleri ilgili resmi kurumlar, basın yayın organları, sivil toplum kuruluşlarının bilgisine sunmak üzere bu rapor kaleme alınmıştır.

 

            Ülke sınırlarının ateş çemberi ile örüldüğü ve bu ateşin ülkemize de taşınmak istendiği tarihin bu dönüm noktasında, olaylara seyirci kalmanın büyük vebal olacağı kanaatini taşımaktayız. Görüp dinlediklerimizden çıkardığımız sonuca göre ülkemizde ve çevresinde cereyan eden hadiseler, basit bir hak isteme ve sıradan terör olayı olmanın çok ötesine geçmiş, yara derine işlemiş bulunmaktadır. Yazılı ve görsel basının, bilinçli veya bilinçsiz olarak magazinleştirdiği, basite indirgediğinin dışında ve çok üstünde, ülkemiz ve milletimiz ciddi bir tehlike ile yüz yüzedir.

            Kanaatimiz o dur ki ülkemizin batısında yaşayan halk kitleleri işinde ve gücünde olup gerçeği bütün boyutları ile algılayamamakta, tehlikeyi bütün boyutları ile idrak edememektedir. Takdir edileceği gibi sosyal gelişmeler uzun evrelerden geçerek oluşurlar ve tek bir sebebe de bağlanamazlar. Son iki yüzyıldır, batılı şer güçlerin sinsi çalışmalarına geçmişteki yanlış uygulamalarında eklenmesi suretiyle problem giderek büyümüş halli zor boyutlara ulaşmış bulunmaktadır. Zamanında yeterli ve gerekli tedbirlerin alınmaması ise yerli işbirlikçi çetelerin oluşmasına sebebiyet vermiş bulunmaktadır. Bu iç ve dış güçlerin uygulamaları bölge halkının kimyasını etkilemiş tereddütlerin oluşmasına vesile olmuştur. Toplumun çimentosu olan dini düşünce genç nesillerde zayıflatılmış, kardeşlik ve birlik bağları aşındırılmıştır.

            Son silahlı kalkışmanın bastırılması esnasında devlet güçlerinin halka gösterdiği merhametli tutum halkın gönlünü kazanmaya vesile olmuştur. Bunun aksi bir tavır içine giren terör örgütünün yaptığı ahlak dışı uygulamalar ve merhametsiz davranışlar ise onlara olan sempatiyi nefrete dönüştürmüştür. Bu durum terörle mücadelede devletin elini güçlendirmiş ve inisiyatifin ele geçirilmesini sağlamıştır. Bu olumlu gelişmeye rağmen mücadele henüz başlangıç aşamasındadır ve alınacak bir yığın tedbir ve gidilecek daha uzun bir yol bulunmaktadır. 

            Yaşadığımız bu olayların üstesinden gelebilmek için ilk yapılacak iş, elbette bölgede can ve mal güveliğinin sağlanması olmalıdır. Ancak sosyal olayların yönetilmesinde güvenlik tedbirlerinin tek başına yeterli olmayacağı hususu da herkesin malumudur. Tespit ve tekliflerimizi topladığımız raporumuzda da belirttiğimiz üzere olayın boyutları çok büyük ve çok yönlüdür. Bu devasa sorun sadece hükümetlerin tek başına altından kalkabileceği boyutları çoktan aşmış bulunmaktadır. Bu Milletimiz-Ümmetimiz için bir varoluş mücadelesidir. Bu nedenle bütün ülkede yaşayan insanlarımız bu problemin çözümü için taşın altına elini koymalıdır.

            Edindiğimiz izlenimlere göre, bölge insanımızın kahır ekseriyeti devlete olan kırgınlığına rağmen hala birlikten yana olup, kendilerine uzatılacak dost elleri sevgi dolu gönülleri beklemektedir. Bu ise doğusuyla batısıyla seksen milyon insanımızın ortak değerler üzerinden yeniden kucaklaşması ile gerçekleşecektir. Bu kucaklaşmanın sağlanabilmesi için Sivil Toplum Kuruluşlarıyla Kamu  Kurumlarının ortaklaşa yürütecekleri sosyal projelere ihtiyaç vardır. Bu projeler bir vatan müdafaası ve Anadolu Kıtasının yeniden ayağa ve atağa kalkması bilinci ile hazırlanıp tüm halkımıza deklere edilmeli ve mevcut potansiyelimizin harekete geçmesi sağlanmalıdır.

            İyi hazırlanacak ve uygulamaya konulacak kardeşleşme projeleri ile bölge halkının duygu dünyasında oluşmuş bulunan kırılmalar onarılacak ve milletimizin ezilen halkların umudu olarak yeniden atağa kalkması sağlanacaktır.

                        SEVGİ DOSTLUK ve KARDEŞLİK PLATFORMU

SEVGİ DOSTLUK VE KARDEŞLİK PLATFORMU

GÜNEYDOĞU ANADOLU

RAPORU

            Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı, Araştırma ve Kültür Vakfı ile İnfak Vakfı’nın birlikte oluşturduğu Sevgi, Dostluk ve Kardeşlik Heyeti, Diyarbakır (Diyarbekir) ve Mardin ilimize 8-10 Şubat 2016 tarihleri arasında  bir inceleme ziyareti yapmıştır.

            İNCELEME ZİYARETİNİN AMACI

·        Yukarıda anılan üç vakfın müştereken başlattığı, “Terör Mağduru Vatandaşlarımıza Yardım Kampanyası” çerçevesinde, düzenlenen inceleme ziyaretinin amacı; Diyarbakır ve Mardin illerimizin, kamu kurum ve kuruluşu yetkilileri, Sivil Toplum Kuruluşu temsilcileri ve bölge insanı ile görüşmelerde bulunarak;

·        Bölgede devam etmekte olan hendek ve barikat terörü nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan insanımız hakkında, bizzat yerinde bilgi sahibi olmak, müşahedelerde bulunmak,  yaşananları dinlemek,

·        Düzenlediğimiz yardım kampanyasının hangi ihtiyaçların karşılanmasına yönelik olması gerektiğini belirlemek,

·        Kampanya sonucu temin edilecek yardım malzemelerinin hangi kanallar yoluyla yerine ulaştırılacağına karar vermek,

·        Bölge dışında faaliyet yürütmekte olan STK mensupları olarak terör mağduru kardeşlerimizi unutmadığımızı ve yanlarında olduğumuzu hissettirmek,

·        Gezi sürecinde edindiğimiz gözlem, izlenim ve tespitlerimizi bir rapor haline getirerek, konu ile ilgili makamlara, mercilere ve STK lara sunmak,

Şeklinde özetlenebilir.  

RESMİ YETKİLİLER İLE YAPILAN GÖRÜŞMELER

SONUCUNDA EDİNİLEN İZLENİMLER

Yukarıda belirttiğimiz amaçlar çerçevesinde, Diyarbakır ve Mardin Valileri,  Cumhuriyet Başsavcıları ve Sur İlçesi Kaymakamı ile 8-10 Şubat 2016 tarihleri arasında görüşmeler yapıldı. Ayrıca Nusaybin ilçesi de ziyaret edildi. Bölge ve bölgede yaşanan olaylar hakkında bilgi alındı.

Yapılan bu görüşmeler sonucunda edindiğimiz intibalar özetle aşağıda sunulmuştur:

·        Güvenlik güçleri tarafından alan hâkimiyeti ve psikolojik üstünlüğün sağlanmaya başlandığı,

·        Terör olayları nedeniyle mağdur olan sivil vatandaşların, barınma, gıda, giyecek vb. ihtiyaçlarının kamu kurum ve kuruluşları vasıtasıyla önemli ölçüde karşılandığı,

·        Evlerini terk etmek zorunda kalan ailelere düzenli olarak aylık 1000 TL kira yardımı yapıldığı,

·        Terör olayları sonucu mağdur olan esnafın ve sanatkârın problemlerinin kısmen giderildiği,

·        Terör nedeniyle ilk ve orta öğretim kurumlarında aksayan eğitimi açığını gidermek için telafi eğitim programı çalışmalarının yürütüldüğü,

·        Terörle mücadele edilirken, sivil can kaybı yaşanmaması için azami derecede hassasiyet gösterildiği, bu nedenle sonuca ulaşmanın zaman aldığı,

·        Başta Sur İlçesi olmak üzere olayların yaşandığı ve konutların büyük ölçüde yıkım ve hasar gördüğü semtlerin kentsel dönüşüm planı kapsamına alınacağı,

·        Evlerini boşaltmak zorunda kalan vatandaşların, yeni bir ev düzeni kurabilmesi için her türlü ev eşyasına ihtiyaç olduğu gözlemlenmiştir.

SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI TEMSİLCİLERİ İLE YAPILAN

GÖRÜŞMELER SONUCU EDİNİLEN İZLENİMLER

Diyarbakır ve Mardin ilimizdeki konuya ilgi duyan ve hal çaresi arayan yerel 25 Sivil Toplum Kuruluşu ile uzun süren görüşmeler ve müzakereler neticesinde:

Öncelikle İslami duyarlılığı olan bu Sivil Toplum Kuruluşlarının büyük ölçüde bir araya gelebildikleri, birlikte hareket edebildikleri, planlama yapabildikleri, problemleri çözme noktasında fikir üretebildikleri,  bu manada da önemli mesafe kat ettikleri müşahede edildi.

Ayrıca, anılan STK’lar ile bizim yaptığımız istişare-müzakere toplantılarının bir ilk olduğu, geç kalınmış olsa bile bu tür toplantıların yapılmasının büyük bir memnuniyetle karşılandığı ve devamının arzu edildiği ifade edilmiştir.

TESPİTLERİMİZ

·        Bölgedeki STK mensuplarının, bölgede yaşananlar noktasında, diğer bölgelerdeki STK’lar, etkin ve yetkin olabilecek camialar tarafından yeterince sahiplenilmedikleri hissine kapıldıkları,

·        Bölge dışındaki STK’ların bölgeye Şube ve Temsilcilikler açmaları,

·        Bölge vatandaşı ile buluşmaları, birlikte proje ve faaliyet yürütmelerinin önemi üzerinde duruldu.

·        Devletin Terör ile mücadelede bugünkü duruşunun doğru olduğu, vatandaşa karşı müşfik ve babacan davrandığı,

·        PKK terör örgütünün Devletin 90’lı yıllardaki yanlışlarını andırır şekilde davrandığı, bu nedenle vatandaşın tepkisini çektiği,

·        Devletin alan hâkimiyetine ve psikolojik üstünlük sağlamasına zemin oluşturan demokratikleşme ve kardeşlik süreci bu dönemde de sürdürülmeli, ancak sürecin;  STK lar bölgenin manevi dinamikleri, toplum önderleri ile yürütülmesinin, fıtri ve insani her türlü hakkın kullanımına imkân verilmesini, ancak bu sayede terör örgütünün “Bizim mücadelemiz olmasaydı bu hakların hiç biri verilmezdi” Propagandasının ancak bu şekilde etkisiz hale getirilebileceği,

·        Bölgede 30 yılı aşkın bir süredir terör örgütünün ve onun siyasi uzantısı olan partinin sosyal, kültürel, siyasi ve manevi değerler hiyerarşisinde olumsuz yönde dönüşümleri yaşattığı,

·        Bu hususa BDP li belediyelerin insan ve maddi kaynaklarla destek verdiği,  bölgenin çimentosu olan dini hassasiyetleri örseledikleri ve öncelikle de bu oyun içerisinde kızlı- erkekli gençlere rol vererek terör kadrolarını oluşturdukları.

·        Bu cümleden olarak, bölgedeki HDP li Belediyeler, terör örgütü yandaşı STK’larla ilköğretim - lise ve üniversite öğrencilerine yönelik organize bir çalışmayla Hazar Gölü bölgesinde kamplar açmakta olduğu, bu kamplara yaz tatilinde 50.000’in üzerinde öğrencinin götürüldüğü, kamplarda örgüt propagandası yapıldığı, bir kısmının örgütün dağ kadrosunda bir kısmının da şehir yapılanmasında kullanıldığı,

·        Belediyelerin terör örgütüne yataklık, finansörlük ve lojistik destek sağladığı, belediyelerin terör örgütüne aleni destek verdiği,

·        Terör örgütünün Diyarbakır’da, sokak-sokak organize olmuş teşkilatlı bir yapısının bulunduğu. Bu örgüt elemanlarının aynı zamanda belediyenin personeli olduğu, terör örgütü adına çalıştığı, örgütün şehirlerde kapıcılar üzerinden istihbarı bir yapılanmaya gittiği, sokaklara örgütüm hâkim olduğu,

·        İslami duyarlılığı olan STK’ların faaliyetleri için resmi kurumların yeterince destek vermedikleri ve önlerini açmadıkları,

·        Bölgede uzun süredir devam eden ciddi bir kamu güvenliği sorunun var olduğu, vatandaşın şu anda birinci derecede önemsediği can-mal güvenliğinin sağlanması hususunda, öncelikle PKK örgütünün paydaşlarıyla beraber halk üzerinde kurduğu psikolojik ve maddi ceberut baskısının yok edilmesi gerektiği,

·        Çözüm sürecinde süreç yürütme esnekliği stratejisi çerçevesinde vatandaşlara yönelik olarak kullanılması düşünülen müsamahanın, PKK terör örgütü ve paydaşlarınca bölgenin kendi kontrollerinde olduğu gibi bir kanaatin oluşmasına sebep olduğu,

·        Devletin ve Hükümetin, çözüm sürecinde masada PKK, KANDİL, HDP üçlüsünü muhatap almasının, hem masayı küçülttüğü, hem de karşı tarafın elini güçlendirdiği,

·        PKK terör örgütü ve yandaşları sosyal medya ve basın yolu ile bölgede olmamış olayları olmuş gibi gösterip kamuoyunu olumsuz yönde yönlendirdiği, Devletin, bu konuda alternatif birimler oluşturup harekete geçirmesi gerektiği,

·        PKK terör örgütü, KESK gibi bazı sendikalar üzerinden organize edilen öğretmenlerin Marksist-mezhebi yapılanma ve propaganda çalışmaları yürütmekte olduğu,

·        Bölgede teröre karşı yapılan operasyonların halk tarafından destek gördüğü, bu konuda geç kalındığı kanaatin yaygın olduğu, İdarenin bu operasyonlarda hukuktan ayrılmama ve yasaları uygulama hassasiyetine aynen devam etmesi gerektiği,

·        Bugün seçim olsa oy oranlarında büyük değişimlerin olmayacağı, halkın bu operasyonlardan sonra kamu güvenliğinin sağlanmasını ve kararlılığını beklediği, çünkü kamu güvenliği sağlanmadan milli irade güvenliği ve sandık güvenliğinin sağlanamayacağı,  halkın istikrar ve güven istediği, bu konuda da zamana ihtiyaç olduğu,

·        Bölgede bilinçli ve organize biçimde Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı propagandası yapıldığı,

·        Bölgede ciddi bir siyasi yelpaze boşluğunun var olduğu, bu siyasi boşluğun doldurulması için tüm partilerin aktif teşkilatlanmaya gidip, siyasi çalışmalara katılması gerektiği, aksi halde siyasi alanı HDP’nin dolduracağı,

·        Şehitler, ölenler, dağa çıkanlar bizim çocuklarımız, ölümler üzerinden rant elde edenler var, buna müsaade edilmemesi gerektiği,

·        Sokakta gezerken, evinde veya arabasında insanların tedirgin olduğu,

·        PKK terör örgütünün, son operasyonlarda taraftar kaybetmeye başladığı, Bu pozisyon değerlendirilerek bölge insanına sahip çıkılması gerektiği,

·        Bölgedeki problemin Kürtlerin hakları kavgası olmaktan ziyade, uluslararası vekâlet savaşının terör görüntüsü altında yürütüldüğü,

·        Bölgedeki terörün insan kaynağı olarak kullandığı iki unsurun, işsizlik ve eğitimsizlik olduğu,

·        Bölge kamu görevlilerinin staj ve sürgün yeri haline geldiği, özellikle paralel yapı ile bağlantılı polis ve bürokratların bilinçli yanlışlarının dikkat çekmekte olduğu,

·        Bölgeye gelen bürokratlar ve kamu yöneticilerinin STK’larla iletişim kurmadığı,

·        Bölgede, kamuda görevlendirmelerin ehliyet ve liyakate göre yapılmayıp  “birisinin adamı” üzerinden yapılmakta olduğu, önemli bazı il müdürlüklerinin vekâleten yürütüldüğü,

·        Bölgeye atanan öğretmen ve sağlık personelinin iki yılını doldurmadan tayin istedikleri ve tayinlerinin de yapıldığı,

·        Örgütle bağlantılı öğretmenlerin, bilinçli olarak bu bölgeye gelmekte oldukları, aleni örgütsel çalışma yaptıkları ayrıca hiçbir yaptırımla karşılaşmadıkları,

·        Örgütle bağlantılı olan öğretmenlerin, örgüte insan kaynağı temin eden en önemli unsurlar haline geldiği,

·        Bu nedenlerden ötürü bölgenin eğitimdeki başarı oranının düştüğü,

·        Ankara’dan gelen siyasi görevlilerin, bürokratların, eğitimin problemlerini sahada görev yapanlardan ve görevlilerden dinlemeye ihtiyaç hissetmedikler, idareci konumdaki görevlilerden dinleyip gittikleri, bu nedenle de problemlere gerçek çözüm üretilemediği,

·        Dicle Üniversitesinin şehirle bir ilgisinin ve şehre katkısının olmadığı, yeni bir devlet üniversitesinin kurulması halinde bu olumsuzluğun giderilebileceği,

·        Okul içinde ve sınıflarda, 12-13 yaşlarındaki öğrencilerin terör örgütü lehine eylem yaptığı,  ayrıca bu çocukların şehirlerdeki sokak eylemlerinde de kullanıldığı,

·        Eleştiri yaptıkları gerekçesiyle STK’ların İktidar mensubu partinin yöneticileri tarafından bölgeye yapılan üst düzey ziyaretlerdeki toplantılara davet edilmediği ve STK görüşlerinin yansıtılmasının engellendiği,

·        Diyarbakır’da açılan her AVM’nin Sur’daki birçok esnafın kepenk kapatmasına neden olduğu, işsizler ordusuna yeni bireylerin katıldığı,

·        Bölge halkının dini değerleri ve kültürlerine yönelik sistemli bir yozlaştırma, değersizleştirme çalışması yapıldığı, değerlerinden koparılmış Marksist - ateist bir nesil - kuşak oluşturulmuş olduğu, kaybedilmiş bir kuşağın ortaya çıktığı,

·        Bölgede ve ülke genelinde, Sosyalist Türk-Kürt unsurlar arasında organize çalışmaların yapıldığı,

·        Diyarbakır müftülüğü yapan bir şahsın teröre aleni destek veren bir partiden milletvekili olmasının ve imamların bir kısmının PKK terör örgütünün propagandasını yapmasının, vatandaşın düşünce dünyasında savrulmalara sebep olduğu, Diyanet Teşkilatının bölgede ciddi anlamda yapısının revize edilmesi gerektiği,

·        İç göçlerden dolayı bazı evlerde insanların 15-20 kişinin aynı hane mensubu gibi yaşadığı, bu halin sosyal dokuda ciddi sıkıntılar ve ahlaki erozyonlar oluştuğu ifade edildi.

TEKLİFLERİMİZ

1.     Halkın manevi eğitimi için Diyanet İşleri Başkanlığının görevli kadrosunu çok iyi seçmesi, ayrıca halkın manevi eğitimi için bölgenin manevi dinamiklerinin canlandırılması ve desteklenmesi gerektiği,

2.     Terör örgütünün halkın cehaletinden ve fakirliğinden beslendiği, bu nedenle eğitimin bu bölgede daha da önem arz ettiği,

3.     Bu ihtiyaçtan hareketle, eğitim kurumlarında terör  propagandasını önlemek için emniyet ve askeriyedeki gibi öğretmenlerin rotasyona tabi tutulması ve bölgeye nitelikli öğretmenin gelmesi için bölge tazminatının yürürlüğe girmesi gerektiği,

4.    Duygusal kopukluğu önlemek için özel, projeler üretilmeli, Yaz aylarında ve dönem tatillerinde bölgeden batıya, batıdan doğuya öğrenciler, rehber öğretmenler eşliğinde kamp ve gezilere götürülmeli. Mümkünse gittikleri bölgede öğrenciler evler de misafir edilmeli.

5.  Kürt kökenli tarihe mal olmuş şahsiyetlerin TV dizileri ve belgesellerinin yapımının önemsenmesi, bölge insanının dışlanmışlık hissinden kurtulmasına yönelik sosyal ve kültürel, sportif çalışmalar yapılmalı,

6.     Bölgede kamu güvenliği sağlanmalı, mevcut yasalar uygulanarak vatandaşın can ve mal güvenliği sağlanmalı, Çözüm Süreci ile Terörle Mücadele Süreci birbirinden ayrılmalı ve terörle mücadele sonuna kadar kesintisiz sürdürülmeli,

7.     Bölgede devlet kurum ve kuruluşları her alanda varlığını en aktif şekilde hissettirmeli,

8.   Bölgenin terörden arındırılması ve terör örgütünün bölgeden tasfiyesi için kısa, orta ve uzun vadeli bir planlama yapılarak takvimle dirilmeli ve bu çalışmalar uygulamaya konmalı,

9. Bölge, kamu personelinin sürgün ve cezalandırma yeri olmaktan çıkartılmalı, görevlendirilecek kamu görevlileri ehil insanlardan seçilmeli,

10.    Devletin alan hâkimiyeti ve güvenlik kuvvetlerinin psikolojik üstünlüğünün sağlandığı bugünlerde Kardeşlik ve Demokratikleşme süreci devam ettirilmeli, fıtri ve insani her türlü hakkın kullanımının önü sonuna kadar açılmalı,

11. Yeni anayasa çalışması ve kamuoyunu bilgilendirme süreci paydaşları çeşitlendirilerek devam ettirilmeli,

12.    Bölgede halkla teması yoğun olan kamu personelinin ciddi anlamda analizi yapılarak sıkıntılı unsurlardan arındırılmalı, bölgedeki eğitim kurumlarında ve kamu kuruluşlarındaki terör unsurları ile bağlantılı personelle ilgili hukuki süreç mutlaka işletilmeli,

13. Bölgeye atanacak kamu personeli seçkin olmalı, uzun vadeli bölgede kalması sağlanmalı, personel bölge ile ilgili ön bilgilendirme ve eğitimden geçirilmeli,

14.  Bölgeye gönderilecek personel manevi değerlerine bağlı olanlardan seçilmeli.

15.Ülkenin ve bölgenin çimentosu İslam dinidir.  Bölgedeki toplumun değerleriyle bağlarının artırılması konusunda ciddi çalışmalar yapılmalı, terör örgütünün bölgedeki ciddi anlamda dini değerlere karşı yürüttüğü sistematik saldırı alternatif tedbirlerle engellenmeli.

16. Bölgede Kartal İmam Hatip modelinde bölgesel pilot okullar açılmalı, eğitim kadrosu seçkin olmalı, bölgedeki eğitim açığının güvenli bir şekilde kapatılması için şehirlerde eğitim kam püsleri açılmalı,

17. Batıdaki şehir üniversitelerinde okuyan bu bölge öğrencilerine yönelik özel yurt çalışmaları yapılmalı,

18.                       Diyanet teşkilatı kadroları bölgede aktif hale gelmeli, Müftüsünden vaizine, bürokratından imamına tüm kadro ciddi bir ön eğitimden geçirilerek sahaya girmeli, teşkil edilecek kadro bölgenin özelliği gereği Kürtçe, Zaza’ca gibi bölgesel dilleri bilen insan unsurlarından seçilmeli,

19.  Bölgedeki klasik din eğitimi kurumları revize edilip desteklenmeli, mahallelerde kuran kursları açılmalı. Hanımlara ve çocuklara yönelik programlar organize edilip sistematik olarak uygulanmalı,

20. Bölgede illerinde halkla ilişkilerden sorumlu vali yardımcıları görevlendirilmelidir. Vali ve yardımcıları, kaymakamlar vatandaşın düğününe, cenazesine gitmeli, kısaca acısına ve sevincine ortak olmalı,

21. Bölgede görev yapan tüm amir ve memurlar, halkla iletişim kuracak, onlara dokunacak her türlü fırsatı değerlendirmelidir. Tüm kurumlarda haftalık halk günü buluşmaları yapılarak birinci elden sıkıntılar giderilmeli,

22. Bölgede ciddi bir işsizlik problemi mevcuttur. Bu durumu tersine çevirmek gerekir. Devletin özelleştirme politikasına ters olmasına rağmen, bölgede devlet eliyle fabrikalar ve imalathaneler kurulmalıdır.

23. Tarım ve hayvancılığa proje bazında destek sağlanmalı,

24. Küçük esnaf ve sanatkâr korunmalı, AVM’lerin açılması kontrol altına alınmalı.(Zira yeni açılan her AVM çok sayıda esnafı işsiz bırakmaktadır.)

25.Hendek Terörü nedeniyle mağdur olan esnaf ve sanatkârın vergi ertelemesi 5 yıl olmalıdır.

26. KOSGEB Kredilerinin kullanım şartları hafifletilmeli,

27. Bölgedeki İŞKUR’ların bütçesi büyütülüp ciddi anlamda yaygın ve kesintisiz meslek edindirme kursları açılmalı,

28. Bölgenin ekonomisini güçlendirmek için bölgeler arası sosyal dini turizme önem verilmeli, ( Bölge tarihi ve doğal zenginlikleri ile ciddi bir turizm potansiyeli taşımaktadır.)

29. Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye genelinde yapacağı bir tanıtım kampanyası ile bölgenin tarihi ve kültürel zenginliğini öne çıkartmalı,

30.STK’lar toplumun sinir uçlarına kadar inebilen, toplumun ihtiyaçlarını ve sıkıntılarını ve çözüm yollarını bulacak, gönüllü unsurlardır. Bölgede, bölücülüğe ve teröre bulaşmamış Sivil Toplum Kuruluşları ile mutlaka düzenli toplantılar yapılmalı, her ilde STK’lar dan sorumlu vali yardımcıları görevlendirilmeli,

31. Bölgedeki STK’lara projeler üzerinden sahada rol verilip desteklenmeli,

32.                       Ulusal çaptaki STK’ların BÖLGESEL DİYALOĞU GELİŞTİRME AMAÇLI OLARAK BÖLGEDE ŞUBELEŞMELERİ TEŞVİK EDİLMELİ,

33.STK’ların kullanımına verilecek “Aile, Gençlik, Çocuk Merkezleri” açılmalı, bu merkezde manevi değerleri güçlendirici, kişisel yetenekleri geliştirecek faaliyetler profesyonel anlamda yürütülmeli,

34. SUR gibi bölge il ve ilçelerde tarihi mekânlar tarihsel dokuya uygun kentsel dönüşüm projeleriyle restore edilerek gün yüzüne çıkartılmalı, bölgedeki Camii merkezli kütüphane, konferans salonu, hobi kurslarına yönelik külliyeler oluşturulmalı, (Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki ULU Camii güzel bir örneklik teşkil edebilir.)

35.Terör nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalan vatandaşların ihtiyaçlarını gidermek konusunda hassas davranılmalı, bu vatandaşların ihtiyaçlarının giderilmesi konusunda faaliyetlerde bulunan STK’larla iletişime geçilmeli,

36.Terör nedeniyle göç eden vatandaşların büyük ölçüde evleri ve eşyaları zarar görmüştür. Yapılan kira yardımı ile bu insanların kiraladıkları evlerine eşya yardımı yapılmalı, devletin ve toplumun tüm kesimlerinin bu konuda harekete geçmesi sağlanmalıdır

       Bölge gezisi sırasındaki gözlemlerimiz sonucunda yapılan tespit ve tekliflerimizi tüm ilgili resmi ve sivil toplum kuruluşlarının bilgisine sunmayı bir görev biliyoruz.

 

Sevgi Dostluk ve Kardeşlik Platformu Adına

 

     Ömer KÖSE                     Hayrullah BAŞER                               Metin MAHİTAPOĞLU

İnfak Vakfı Başkanı        Anadolu Eğitim Kültür ve                   Araştırma ve Kültür Vakfı                                                         Bilim Vakfı Başkanı                     

Ankara Şube Başkanı

Faaliyetlerimiz

Sevgi Kardeşlik ve Dostluk Platformu güneydoğu

Whatsapp

Anadolu Eğitim Kültür ve Bilim Vakfı

© Copyright 2020

İletişim Bilgilerimiz